Uluslararası Bir Eğitim Üzerine -özgürblogcu

Uluslararası Bir Eğitim Üzerine

EğitimInternational Synergy Group 20’ye yakın Avrupa ülkelerinden çeşitli kuruluşların bir araya gelerek oluşturmuş oldukları bir ağın ismi ve bu ağ gençlerin bir araya gelerek farklı eğitimler ile kişisel gelişimlerine katkıda bulunmayı amaçlıyor. Ekip çalışması, problem çözme ve kararlar alma, liderlik, gurup dinamikleri gibi konular üzerine yoğunlaşan gurup, eğitimleri aracılığı ile de farklı kültürlere hoşgörülü ve toleranslı olabilmeyi aşılıyor.

Toplum Gönüllüleri Vakfı’da bu ağın bir parçası ve biz de 1-14 Temmuz tarihlerinde International Synergy Group’un düzenlemiş olduğu “Intercultural Theatre” isimli kişisel gelişim eğitimine 5 toplum gönüllüsü katıldık (Can Ercebe, İrem Acuner, Eda Tuğutlu, Emre Budak, Özgür Üzden). Eğitim, tiyatroyu bir araç olarak kullanarak kişisel gelişimimize katkıda bulunmaya yönelik formal olmayan yöntemler ve outdoor aktiviteleri ile bezenmişti.

Polonya, Yunanistan, Romanya, Makedonya, İsveç, Litvanya, Hollanda, Almanya ve Türkiye’den 45 katılımcının olduğu eğitimde kendimizi keşfetmemiz, güçlü yönlerimiz, zayıf olduğumuz noktalarımız ve bu zayıf olduğumuz durumları güçlendirme yollarını bulmamız için bizler için önemli bir fırsat oldu. Tüm bunları yaparken tiyatronun çeşitli türlerini uygulama ve iEğitimzleme fırsatı bulduk. Solo ve gurup tiyatroları, kuklalar, dans gösterileri, ritim şovları ve pandomim gibi çeşitli yöntemler ile kendimizi ifade ederek çevremizdekilerle iletişim kurmanın sanatsal yollarını keşfettik.

10 Farklı ülkeden ve kültürden gelen 45 gencin 2 hafta boyunca birbirlerine kattığı o kadar çok şey oldu ki. Farklı kültürleri tanımak, farklı bakış açıları kazanmak, yeni birçok arkadaş edinmek… Özellikle Avrupalı arkadaşlarımızın Türkiye hakkında merak ettiği o kadar çok şey vardı ki, yemekler, din, toplumda kadınlarımızın yeri, politik görüşle… Merak ettikleri konularda onları bilgilendirmek ve önyargılarının değiştiğini görmek gerçekten çok güzeldi. Tabi bir de Avrupa futbol şampiyonası sonrasında Türkiye fanatiklerinin olduğunu görmek…

Sadece bu kadar da değil, Makedonyalı arkadaşımızın bizi Türkçe selamlaması ve “bizler Atatürk’ün çocuklarıyız” diye Türkiye ile ilgili çeşitli hikayeler anlatması, hollanda’da nargileyi arkadaşlarımızla tanıştırmamız, Romanyalıların dil dersleri, Yunan arkadaşlarımızın hazırladığı irmik helvası (onların deyişi ile “helvas”) ve yanında ikram ettikleri “uzo”, bizlerin “menemen” (yunanca: menemeni) ile sunmuş olduğumuz kahvaltı ziyafeti… Tüm bu saydıklarımız bile farklı kültürlerin aslında bir araya gelince ne kadar güzel bir mozaik oluşturduğunun güzel bir göstergesi aslında.

14 gün sona erdiğinde paylaşım, arkadaşlık ve tecrübe dolu bir macerayı geride bırakarak geri döndük fakat biliyoruz edindiğimiz her Menemenbilgi, her tecrübeyi ve kendimizde keşfettiğimiz her yönümüzü bundan sonraki hayatımızda kendimizi güçlendirmek adına etkili bir şekilde kullanabileceğiz. Şimdiden edindiğimiz bu araçları ve deneyimleri kullanmaya başladık, yaşantımızdaki bir çok değişikliği başkalarının fark etmesi ve kendimizin de bu güç ile yeni adımlar atması sanırım bu unutulmaz 14 günün en büyük kazanımı bizler için.
Sizler de Toplum Gönüllüleri Vakfı aracılığı ile bu eğitimlere katılma ve uluslar arası bir eğitimde çeşitli deneyimler elde etme şansına sahipsiniz. Yapmanız gereken şey gencgonulluler mail gurubunu takip etmek ve başvurunuzu eğitim departmanına ulaştırmak.


Özgürblogcudan alıntıdır


Share this post!

Bookmark and Share

0 yorum:

Yorum Gönder

Yorum Yazarken Türkçemizi Doğru Kullanalım!